Eğitim-Bir-Sen açıklamasında, Filistin topraklarında 1917’de başlayan işgal sürecinin 7 Ekim 2023 sonrasında Gazze’ye yönelik saldırılarla yeni ve ağır bir boyuta ulaştığını belirtti. Gazze halkının bir asrı aşkın süredir işgal, kuşatma, zorla yerinden edilme ve sistematik hak ihlallerine karşı direndiğine dikkat çekildi.
“Uluslararası sistem ağır bir meşruiyet sınavı veriyor”
Açıklamada, Gazze’de sivillerin, hastanelerin, okulların, ibadethanelerin ve insani yardım çalışanlarının hedef alınmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı. Su, gıda, ilaç ve yakıt girişinin engellenmesiyle insani krizin derinleştirildiği belirtilerek, uluslararası toplumun yaşananlara karşı etkili adımlar atması gerektiği ifade edildi.
Eğitim-Bir-Sen, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların kararlarının uygulanmamasının ve savaş suçlarının cezasız kalmasının küresel adalet mekanizmalarının sorgulanmasına yol açtığını kaydetti.
Açıklamada, Gazze’de yaşananların bölgesel sınırları aşarak dünya barışını da tehdit ettiği belirtilirken, Batı Şeria’daki işgal ve yerleşim politikaları ile bölge ülkelerine yönelik saldırılar karşısında caydırıcı tedbirlerin hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı.
“Gazze küresel vicdanı harekete geçirdi”
Devletlerin sessiz kaldığı noktada dünya genelinde milyonlarca insanın Filistin için meydanlara çıktığına dikkat çeken Eğitim-Bir-Sen, akademisyenlerden öğrencilere, sanatçılardan sendikalara ve sivil toplum kuruluşlarına kadar farklı kesimlerin Filistin halkının yanında durduğunu belirtti.
Gazze halkının tüm yoksunluklara rağmen özgürlüğüne ve insanlık onuruna sahip çıktığı ifade edilen açıklamada, Gazze’nin adalet ve özgürlük arayışının sembolü hâline geldiği vurgulandı.
Eğitim-Bir-Sen’den uluslararası topluma çağrı
Eğitim-Bir-Sen, açıklamasında uluslararası toplum ve karar alıcılara şu çağrılarda bulundu:
- Kalıcı ateşkesin derhâl sağlanması,
- Gazze’ye yönelik saldırıların durdurulması ve ateşkesin uluslararası güvencelerle uygulanması,
- Ablukanın kaldırılarak kesintisiz insani yardım koridorlarının açılması,
- Filistinli sivilleri koruyacak etkili ve caydırıcı mekanizmaların kurulması,
- Soykırım ve savaş suçlarının faillerinin yargılanması,
- Uluslararası mahkemelerin kararlarının uygulanması,
- Suçlara destek veren kişi, kurum ve şirketlere yönelik yaptırımlar uygulanması,
- Filistin halkının kendi devletine sahip olmasının güvence altına alınması.
Sendika ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup Gazze ve Batı Şeria’daki suçlara iştirak ettiği yönünde delil bulunan kişiler hakkında bağımsız soruşturma yürütülmesi ve gerekli şartların oluşması hâlinde yargı sürecinin işletilmesi çağrısında bulundu.
“Filistin’i ve Gazze’yi yalnız bırakmadık, bırakmayacağız”
Eğitim-Bir-Sen, Filistin halkına yönelik insani yardım çalışmalarına destek vermeyi ve Gazze’de yaşananların sorumlularının hukuk önünde hesap vermesi için demokratik ve hukuki mücadeleyi sürdürme kararlılığını vurguladı.
Açıklamanın sonunda, “Filistin dünya barışının eşiğidir. Bu eşiği kana bulayan soykırımcılar derhâl durdurulmalı ve hukuk önünde hesap sorulmalıdır” denildi.
Eğitim-Bir-Sen açıklamasını,“Yaşasın özgür ve bağımsız Filistin!” mesajıyla tamamladı.
SENDİKA HABERLERİ SAYFASINI