SON EKLENENLER

Katil de Çocuk, Kurban da… Peki Sorumlu Kim?

Eğitim-Bir-Sen İstanbul Şube Başkanı İdris Şekerci, çocukların karıştığı şiddet olaylarının yalnızca asayiş sorunu olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek aileye, devlete ve topluma sorumluluk çağrısında bulundu. Şekerci, dijital mecraların çocuklar üzerindeki etkilerine karşı caydırıcı yasal düzenlemeler ve insanı, ahlakı, merhameti önceleyen bir maarif anlayışının gerekliliğine dikkat çekti.
13 Ekim 2026 12:05

Eğitim-Bir-Sen İstanbul Şube Başkanı İdris Şekerci, İstanbul Başakşehir’de bir öğrencinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olayın ardından çocuklar arasında artan şiddet eğilimini ve dijital mecraların etkisini değerlendirdi. Manisa Turgutlu, Gaziantep ve Kahramanmaraş’ta yaşanan benzer olayları da hatırlatan Şekerci, yaşananların münferit vakalar olarak görülemeyeceğini vurguladı.

“Katil çocuk, maktul çocuk… O hâlde suçlu kim?” sorusuyla toplumsal bir muhasebeye işaret eden Şekerci, çocukların gündelik konuşmalarında dahi şiddetin sıradanlaşmasının tehlikenin boyutunu ortaya koyduğunu ifade etti.

“Çocuklarımızın zihinleri dijital kuşatma altında”

Çocukların şiddet diline ve hissizleşmeye hangi koşullarda sürüklendiğinin sorgulanması gerektiğini belirten Şekerci, dijital dünyanın karanlık yüzüne ve çocukları etkisi altına alan platformlara karşı daha etkin mücadele çağrısında bulundu. Güvenlik birimlerinin bu mecralar üzerinden çocukları hedef alan tehlikeleri ortaya çıkarmak için harekete geçmesi gerektiğini kaydetti.

Şekerci, meselenin yalnızca güvenlik tedbirleriyle çözülemeyeceğine de dikkat çekerek anne babaların çocuklarının akademik başarıları kadar gönül ve ruh dünyalarıyla da ilgilenmesi gerektiğini vurguladı. Ebeveynlerle çocuklar arasındaki iletişimin güçlendirilmesi ve çocukların iç dünyalarının anlaşılması gerektiğini belirtti.

“İki aile de aynı yangının ortasında”

Başakşehir’de evladını kaybeden aile ile çocuğunun böyle bir suça sürüklenmesini engelleyememenin acısını yaşayan ailenin yaşadığı yıkıma dikkat çeken Şekerci, her iki tarafın da ağır bir trajediyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Yaşananların devletin, ailenin ve toplumun sorumluluklarını yeniden değerlendirmesini zorunlu kıldığını belirtti.

Eğitimcilerin de kendilerini sorgulaması gerektiğini dile getiren Şekerci, öğretim programları ve akademik başarı ön plana çıkarılırken insanı, ahlakı, merhameti ve karakter gelişimini esas alan bir maarif anlayışının ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti. Kalbe dokunan ve ruhu besleyen bir eğitim yaklaşımının önemine işaret etti.

“Çocuklarımızı dijital mecraların insafına bırakamayız”

Çocukların sosyal medya kullanımı, dijital bağımlılık ve karanlık platformlara erişimi konusunda caydırıcı ve kapsamlı yasal düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu vurgulayan Şekerci, aileyi merkeze alan bütüncül bir eğitim politikasının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Şekerci, çocukların zihin ve ruh dünyalarının dijital mecraların etkisine terk edilmemesi gerektiğini belirterek devletin, ailelerin, eğitimcilerin ve toplumun ortak sorumluluk üstlenmesinin önemini vurguladı. Gerekli adımların gecikmeden atılmaması hâlinde gelecekte daha ağır bedellerle karşılaşılabileceği uyarısında bulundu.

SENDİKA BÜLTENİ

SENDİKA HABERLERİ SAYFASINI
YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #
SON EKLENEN HABERLER